of 16

ÖLÜM KATILIĞI (RİGOR MORTİS)'NA YÖNELİK ÖLÇEK GELİŞTİRME VE PEMBE GÖZLÜK PARADOKSUNUN LİTERATÜRE YENİ BİR KAVRAM OLARAK KAZANDIRILMASI ÇALIŞMASI / STUDY ON RIGOR MORTIS SCALE DEVELOPMENT AND PINK GLASS PARADOX AS A NEW CONCEP

16 views
All materials on our website are shared by users. If you have any questions about copyright issues, please report us to resolve them. We are always happy to assist you.
Share
Description
Bu çalışmanın genel amacı, çevresel faktörlere uyum sağlayamayan işletmelerin zaman içinde ölüm katılığı (rigor mortis) kavramı ile karşı karşıya kalabileceklerini orta-ya koymak ve bu konuda yapılacak olan çalışmalarda kullanılabilecek bir ölçek
Transcript
   The Journal of Academic Social Science Studies International Journal of Social Science Doi number:http://dx.doi.org/10.9761/JASSS3760 Number: 55 , p. 313-328, Spring II 2017   Yayın Süreci  / Publication Process Yayın Geliş Tarihi / Article Arrival Date - Yayınlanma Tarihi  / The Published Date  04.10.2016 20.04.2017 ÖLÜM KATILIĞI (RİGOR MORTİS)’NA YÖNELİK ÖLÇEK GELİŞTİRME VE   PEMBE GÖZLÜK PARADOKSUNUN LİTERATÜRE YENİ BİR KAVRAM OLARAK KAZANDIRILMASI Ç A LIŞMASI   STUDY ON RIGOR MORTIS SCALE DEVELOPMENT AND PINK GLASS PARADOX AS A NEW CONCEPT IN LITERATURE Doç. Dr. Ömer Okan Fettahlıoğlu   Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi İİBF İşletme Bölümü  Uzm. Cansu Birin Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü   Öz   Bu çalışmanın genel amacı, çevresel faktörlere uyum sağlayamayan işletmelerin zaman içinde ölüm katılığı (rigor mortis) kavramı ile karşı karşıya kalabileceklerini ort a- ya koymak ve bu konuda yapılacak olan çalışmalarda kullanılabilecek bir ölçek gelişti r- mektir. Ayrıca ölüm katılığına yaklaşmış işletmelerde, mevcut olumsuz durumun, hala olumlu bir şekilde algılamasını ifade eden “pembe gözlük paradoksu” kavramını da lit e- ratüre kazandırmak amaçlanmaktadır. Öncelikle ölüm katılığı konusundaki mevcut yazın incelenmiş ve bu doğrult u- da işletmeleri ölüm katılığına doğru iten temel etmenler listelenmiştir. İşletmelerde ölüm katılığı araştırmalarında kullanılmak üzere literatürde ilk olma özelliği taşıyan ve 30 s o- ru önermesinden oluşan “işletmelerde ölüm katılığı (rigor mortis) ölçeği” geliştirilmiş ve İstanbul’da son beş yıl içinde kurulmuş olan işletmeler üzerinde anket uygulaması y a- pılmıştır. Elde edilen bulgular ölçeğin bundan sonra yapılabilecek çalışmalarda kullanı-labileceğini destekler  niteliktedir. Anahtar Kelimeler : Ölüm Katılığı, Ölçek Geliştirme, Pembe Gözlük Paradoksu, Çevresel Uyumsuzluk   Abstract The overall aim of this study is to show that businesses that can not comply with environmental factors can face the concept of rigor mortis in the time and to devel-op a scale that can be used in the work to be done in this concept. It is also aimed to gain    314 Ömer Okan Fettahlıoğlu & Cansu Birin   the literary concept of the "pink glass paradox", which still expresses a positive percep-tion of the negative situation in the enterprises entering the rigor mortis process. Firstly, the existing literature on rigor mortis was examined and the main fac-tors that push businesses towards rigor mortis are listed in this line. For use in '' rigor mortis at businesses '' researches which a new scale as the first in the literature and con-sisted of 36 proposed questions was developed. Surveys were conducted on the enter-prises established in Istanbul in the last five years. The findings obtained seems to sup-port the idea that the scale can be used in the studies to be made afterwards. Keywords : Rigor Mortis, Scale Development, Pink Glass Paradox, Environ-mental Incompatibility 1. GİRİŞ   İşletmelerin kar/hizmet ve sosyal s o- rumluluk genel amaçlarının yanında, en önemli genel amaçlarından biri de mevcud i- yetini devam ettirmek yani devamlılığını sağ-lamaktır. İşletmelerin devamlılıklarını sağl a- mada en önemli unsur ise, çevresel değişiml e-r e adapte olmak ve hatta çevresel değişimlere etki edecek düzeylere ulaşmaktır. Elbette b u- nu sağlamak sürekli değişim gösteren bir çevresel yapıda oldukça zor olacaktır. Ancak  bu durum rekabetin tart ışılmaz bir gerçeği haline d önüşmüştür. Ülkemizde TÜİK, T OBB, Sanayi ve Ticaret Odaları gibi her yıl aylık veya yıllık zaman aralıklarında istatistiki raporlar yayı n- layan birçok kurum vardır. Bu kuruml a rın genel olarak verilerine bakıldığında, firmal a- rın yaklaşık %90’ının son yirmi yıl içinde k u- rulduğunu söylemek mümkündür. Özal dö-nemi olarak adlandırılan 1980 yılında şirket sayısı 25.000 civarında iken, 2015 yılı sonunda faal durumda olan yaklaşık bir milyon civ a- rında firmanın olduğu sonucuna ulaşmak mümkündür. Bu firm a ların yarısı ise son beş yıl içinde kurulmuş tur. TOBB kurumunun yıllık raporlarına göre son beş yıl içinde yani 2011 - 2015 yılları ara sında Türkiye genelinde 572.347 adet firma kurulurken, 223.185 (%38,9) adet firma ka- panmıştır ( http://www.tobb.org.tr ). Bu değ er- leri oransal olarak değerlendirdiğimizde, ka r- şımıza beş yıl içinde kurulan her 10 firmadan yaklaşık 4 tanesinin kapandığı gerçeği çı k- maktadır. Sadece ülk e mizde değil, tüm dünya ülkelerinde firm a ların yaşam süreleri oldukça kısalmış d u rumdadır. (Fırat, 2007)’e göre ise, Almanya’da firmaların ortalama 18 yıl, Fra n- sa’da 9 yıl hayatta kalabi l dikleri, ülkemizde ise işletmelerin %80'inin beşinci yılına, %96’sının ise onuncu yılına ulaşamamaktadı r-lar. Küresel rekabette, kritik bir faktör h a- line gelen çalışanların, yüksek düzeyde yen i- likçi olmaları da önemli bir unsur haline ge l- miştir (Akkoç, 2012:56). Firmalar stratejik rekabet politikalarını belirlerken, “katma d e- ğer ürün üretebilen, kurumsallaşmasını t a- mamlayan, marka değeri oluş turabilen ve müşteri beklentilerini en üst seviyede karşıl a- yabilen bir firma haline gelebilmek” gibi bi r- çok hedefi de rekabet şartlarına vazgeçilmez amaçlar olarak eklenmiş d u rumdadır. Bu rekabet şartları altında öze l likle de ilk beş yıl içinde ayakta kalabilmek firmalar açısından daha da önemli hale gelmiştir.   İşletmelerin hayat evrelerinde, b elirli  bir dönem sonra işletme ölüm katılığı ismi verilen durumla karşı karşıya kalabilmekt e- dirler. Bu durumun ortaya çıkmasında se r- maye yetersizliği, nitelikli çalışanların tem i-ninde ve firmada tu tulmasında yaşanan sıkı n- tılar, üretim etkinliğinin sağlanamaması, ka t- ma değer üreten ürünler elde edilememesi gibi birçok faktör etkili ol abilmektedir. Ancak en önemli unsurlardan bir tanesi çevresel unsurların yeterince iyi analiz edilememesi ve çevreye uyum sür e cinin başarılı bir şekilde gerçekleştirilem e mesidir. Bunların sonucunda işletme ölüm katılığı denilen kavramla karşı karşıya kalması da kaçınılmaz bir hal alma k- tadır. Bu nedenle yukarıda bahsedildiği gibi    Ölüm Katılığı (Rigor Mortis)’Na Yönelik Ölçek Geliştirme ve Pembe Gözlük Paradok sunun Lit eratüre Yeni… 315 firmala rın yaşam süresi kısalmakta ve hatta   %80’inin beşinci yıla ulaşamamaktadırlar. Firmalar ölüm katılığına yaklaşırken  bile karşı karşıya kaldıkları mevcut olumsuz durumun farkına varamaya bi lmekte ve hala mevcut durumlarını kor u manın rekabette yeterli olabileceği kanaatine sahip olabilme k-tedirler. Yetersiz ve eksik donelerle yorum- lanmış mevcut olumsuz durumun algılan a- maması veya hala olumlu bir şekilde algıl a- ması ise işletmelerin kısa bir süre içinde k a- panması ile sonuçlanmaktadır. Çünkü ölüm katılığına ulaşı l dıktan sonra firma üzerinde yapılacak iyileştirme çalışmaları da artık s o- nuç verm emektedir. Artık anonim bir kelime haline g elen, en olumsuz durumlarda dahi her şeye iyi yönden bakmayı, yani mutluluk oyunu o y- namayı ifade eden “Polyannacılık oyn a mak” kelimesi, ölüm katılığına yakalanma ris ki taşıyan firmalar için kullanılabilecek bir kel i- medir. Bu nedenle firmaların düştüğü bu durumu açıklayabilmek adına, “  pem be gözlük  paradoksu ” kavramının literatüre eklenerek kullanılabileceğini düşünüyoruz. Ayrıca fi r- maların ölüm katılığına yakala nmamak için neler yapmaları gerektiğ i ne ilişkin öneriler sıralamak ve bundan sonr a ki araştırmalarda kullanılabileceğini düşündüğümüz ölüm katı-lığı (rigor mortis) ölçeği geliştirmenin de lit a- ratüre ayrı bir katkı sağlayabileceğini umuy o-ruz. Bu çalışmanın kuramsal   çerçev esinde, alan yazınında tanımlama dışında pek fazla yer almayan işletmelerde ölüm katılığı (rigor mortis) kavramı ve bu kavramla birlikte ku l- lanılabileceğini düşündüğümüz “  pembe gözlük  paradoksu ” kavramları açıklanmaya çalışılmış-tır. Araştırma kısmında ise tarafımızdan geliş-tirilmiş olan ölüm katılığı ölçeğine yönelik alan araştırması sonuçlarına yer verilmiş tir. 2. KURAMSAL ÇERÇEVE   2.1. İşletmelerde Ölüm Katılığı (R i- gor Mortis) ve Pembe Gözlük Parado ksu Bilimler arası bilgi paylaşımı veya bi l-gi klo nlaması son dönemlerde sıkça görülür hale gelmiştir. Bir bilim dalında ku l lanılan kavramın, farklı bilim dallarına da uyarlan a- rak kullanılmasında, eski terimlerin yeni d u- rumları açıklamakta yetersiz kalmasından, kaynaklanmaktadır. Bu n edenle eklektik bir h al alan çalışmaların arttığı görülmektedir. Örgütsel DNA ve örgütsel sağlık ka v- ramları gibi, eklektik çalışmalar son ucunda tıp literatüründen işletme literatürüne aktarı-lan kavramlardan biri de Rigor Mortis (Ölüm Katılığı - Ölüm Sertliği) ka v ramıdır. Bu kav ram genel olarak işletm e lerde “atalet, entropi, çevresel şartlara uyumsuzluk ve kaos” gibi kavramlarla birlikte ele al ı nabilmektedir. Tıp literatüründe kullanılan ölüm k a- tılığı (rigor mortis), kısaca kaslarda me ydana gelen sertliği tanımlamak için kullanı lan bir terimdir. Goff (2009)’a göre kas d o kularının geri dönüşümsüz biy o kimyasal değişiklikleri sonucunda ölümünden sonra, vücut kasları-nın sertleşmesi ile sonuçlanan kimyasal bir değişimi ifade etmektedir (Goff, 2009: 23). Yönetim biliminde ise ölüm katılığı kavramı, ge lişme ve değişimlere ayak uyduramayan işletmelerin, kapanması ve pazardan çekilmek zorunda kalması d u rumunu açıklamak için kullanılmaktadır.   İşletme literatüründe kullanılan ölüm katılığı; “değişim gösteremeyen, gelişim ve d önüşümü tam zamanında, doğru bir şekilde ve kolayca gerçekleştiremeyen bir katılığa uğrayan işletmelerin durumu”nu ifade etme k- tedir. Koçel (2015)’e göre bu durum, işletm e- nin sadece ekonomik ve finansal açısından bir katılaşmaya uğraması olarak anlaşılmamalı-dır. İşletm eleri n çevresel faktörlere uyum sağlayam a ması, faaliyetlerini, ürettikleri ürün ve/veya hizmetleri çeşitlendirememesi, çalış-ma prosedürlerini ve yönetim tarzlarını değiş-tirememesi şeklinde ortaya çıkmaktadır (K o- çel, 2015: 788). Hatta ölüm katılığının, tüm kurum ve kuruluşları etkisi altına a l mış ve kronik bir hal alan makro boyutta bir atalet    316 Ömer Okan Fettahlıoğlu & Cansu Birin   olduğu da düşünülebilmektedir (Uralcan, 2011:22-23). İnsanların belirli bir yaşam seyri s o- nunda ölüm olgusu ile karşı karşıya ka l dıkları tartışılmaz bir gerçektir. Bu gerçe klikten yola çıkarak, insanlar tarafından ku rgulanan ve sosyal bir varlık olarak anılan işletmelerin de  belirli bir yaşam süresi sonunda hayatta k a- lamayacakları düşünülmektedir. Giriş kı s- mında bahsettiğimiz gibi, firmaların ortalama yaşam süresinin 20 yıla kadar gerilediği dü-şünülürse, bu düşüncelerin haklılık payının oldukça yüksek olduğu sonucuna ulaşılabi l-mektedir. Günümüz dünyasının ekonomik ve iş ortamında; değişim ve farklılıklara ayak u y- durmak, yenilik yapmak sadece büyümek için değil aynı zamanda  hayatta kala  bilmek için de mecburi bir görev haline gelmiştir (Westwood ve Low, 2003: 236).  Devamlılık sağlama amacı, genel amaçlar arasında ilk sıralarda yer almasına rağmen, bu amacı ge r- çekleştirmede işletmelerin pek de başarılı olamadıkları söylenebilir. Canlı bir varlık gibi, işletmeler de yaşam süreleri boyunca iniş çıkışlar yaşayabilmektedir. Büyüme ve olgu n- luk süreçlerini doğru ve etkin bir şekilde geç i- remeyen işletmeler, kısa bir süre içerisinde ölüm katılığı denilen durumla karşı karşıya kalabilme ktedirler. Bu durumda, işletmeler rekabet güçlerini kaybetmeye başlar ve bu olumsuz gidiş a tın neticesinde ise iflas kararı açıklamak z o runda kalırlar. Her ne kadar ölüm katılığı kavr a mına yönelik yapılan tanımlamalarda, fi r maların çevresel şartlara uyum sağlayamaması son u- cu, ölüm katılığının ortaya çıktığı ifade edilse de, organizasyonların sadece çevresel faktö r- lere uyum sağlayamadığı için rekabet avant a-  jını kaybettiğ i ni ve bu yüzden ölüm katılığı sürecine girdiklerini düşünmek, sistem anl a- yışını kabul etmiş çağcıl yönetim anlayışlarını da göz ardı etmek olacaktır. Çünkü işletmeler sa dece dış çevresel unsurlara bağlı değil, iç çevresine bağlı etmenlerden de etkilenen bir yapıya sahiptir. Bu nedenle yönetsel, siste m- sel ve süreçsel faaliye t lerin de ayrıca ölüm katılığı kavramına eklenmesi daha doğru ola caktır. Örneğin, nitelikli personele sahip olamayan, iş gücü devir hızı yüksek olan, kurumsal laşamayan, üretim süreçlerini etkin ve verimli kullanamayan, müşteri ilişkileri ve teslimat sürelerinde sıkıntılar yaşayan işle t- melerin, öncelikle dış çevreyi değil içsel yapı ve süreçleri analiz edip, bu doğrultuda hazı r- lamaları gereken eylemsel planları harekete geçirmeleri gerekir. İşle t me içinde, etkinlik ve yetkinlik sağlanabiliyorsa, o işletmenin çevr e- sel şartlara   uyum sağlama kabiliyeti de hali ile yüksek olaca k tır. Bu nedenle ölüm katılığı kavramını, tanımsal açıklamalarda bahsedi l- diği gibi, öncelikle dış çevre uyumunda değil, iç çevre uyumunda aramak daha doğru ol a- caktır. Tıp literatüründe kullanılan ölüm k a- tılığı kavramının tanımsal açılımına b a kıldığı zaman, “kas dokularının geri dönüşümsüz  biyokimyasal değişikliğe uğram a sı”, “kas dokularının ölümü” ve sonrasında “vücut kaslarının sertleşmesi ile sonuçlanan kimyasal  bir değişimden” bahsedilmektedir. Bu tanı m-la malarda kullanılan unsurların, insanın b e- densel yapısına ilişkin değişimlere odaklandı-ğını söylemek mümkündür. Söz konusu değ i- şimlerin kaynağı ise, yine insanın fizyolojik yapısı ile ilişkilend i rilmektedir. Dış çevrenin etkisi ile ortaya çıkan değişimlerde n bahse- dilmemektedir. Bu nedenle söz konusu ka v- ramın tıp literatüründen işletme liter a türüne aktarılırken, insanın fizyolojik yapısı gibi, işletmel e rin de yapısal özelliklerinin dikkate alındığını söylemek yanlış olmayacaktır. İşletmeler açısından insanın   ölümüne yönelik yapılan bir benzetmenin, ancak işle t- menin “kapanma” durumu ile eşleştirilerek yapılması mümkündür. Bu yüzden, insan organizma sında ölümden sonra meydana gelen kasların katılaşması durumu, işletmeler açısından değerlendirildiğinde, işletme fonk- siyonlarının katılaşması, bir başka ifade ile işlevsel fonks i yonların yerine getirilememesi durumu ile açıklanabi lmektedir. Bu doğrultuda işletmelerde ölüm katı-lığı kavramına yönelik tanımlamanın “işle t- menin temel fonksiyonlarını yerine getirme    Ölüm Katılığı (Rigor Mortis)’Na Yönelik Ölçek Geliştirme ve Pembe Gözlük Paradok sunun Lit eratüre Yeni… 317 kabili yetlerinin ortadan kalkması durumu n- da, karşı karşıya kalacakları katılaşma dur u- mu” olarak tanımlanması kanaat imizce daha uygun olacaktır. İş dünyasında var olan rekabet savaş-ları içinde kazanan olmak isteyen işle tmelerin en önemli kaynağı yenilikçi faaliy etlerde bu- lunmaktır (Wang ve Costello, 2009: 65). Bu nedenle işletmelerin iç ve dış çevrelerini di k- kate alması gerekliliği günümüz rekabet şar t- larının vazg e çilmez kuralları arasında yer almaktadır. Bu n e denle işletmeler SWOT ve PEST gibi analizlerle, stratejilerini belirleyip yol haritalarını çizerler. Değişime ayak uyd u-ramayan i şletmelerin karşı karşıya kalacakları tek sonuç ölüm katılığıdır. Ancak değişime ayak uydurmak ve rekabette başarılı olmak da, her işletmenin kolaylıkla başarabileceği  bir durum değildir. Popülasyon ekolojisi ya k- laşımcılarının savunduğu gibi, adaptasyon sürecinde başarısız olan işletmeler, zaman içerisinde sektörel yapıdan dışlanırlar. Bu  bağlamda, yapısal durağanlığa girmiş işletm e- lerin, tekrar hayata dönmesinin, ağır hastalığa yaka lanmış ama tedav i sinde geç kalınmış bir kişinin tekrar iyileşebilmesi kadar düşük bir ihtimale sahip olacağını söylemek mümkü n- dür.   İşletmelerin dış ve iç çevre anal izinde  başarısız olmaları durumunda, karşı karşıya kalabilecekleri ölüm katılığı durumunu açı k- lamak için, tarafımızca bir süreç geliştirilmiş-tir. Bu süreç ş e kil.1’deki gibidir.   Şekil 1. İşletmelerde Rigor Mortis Süreci   Kaynak: Fettahlıoğlu, Birin ve Çiçeklioğlu, 2016:753.   Şekil 1’deki süreçten de görülebil e ceği gibi, işletmeler karşılaştırma yoluyla yaptıkl a-
Related Search
Advertisements
Related Docs
View more...
We Need Your Support
Thank you for visiting our website and your interest in our free products and services. We are nonprofit website to share and download documents. To the running of this website, we need your help to support us.

Thanks to everyone for your continued support.

No, Thanks